Filiz Medik
Çok konuşan ama konuştukça insanın ruhunu açan, her zaman etrafa tatlı gülücükler dağıtan Filiz, neşeli ve çok cana yakındır (YALAN!!!). Sessiz gibi görünse de son sözü hep o söyleyerek hepimizi şaşırtır. İlk bakışta soğuk görünse de aslında kalorifer gibi sıcaktır. Çok uyumlu bir kızdır; her şeyi yerinde yapar, susulacak yerde susar, konuşulacak yerde konuşur. Nasreddin Hoca'yla bir akrabalığı olduğu söylenir. Ayrıca kulaklarının ağır işitmesinden midir bilmem (henüz keşfedemedim) bana dönüp "Ne olmuş Filiz, ne olmuş?" demesi yüzünden bir gün beni Bayrampaşa Cezaevi koridorlarında tespih çekerken görebilirsiniz. En büyük özelliklerinden biri de G.S.'a ve Arif'e olan tutkusudur. Arif'ten aldığı imzayı çerçeveletip baş ucuna koymuştur (ne gereği varsa!). Arka sıraları kendisine mekan eden arkadaşımız ayrılmaz üçlünün üyesidir (Filiz, Sakine, Filiz). Filiz gelecekte doktor olmak istemektedir, toplum yararına vazgeçirmeye çalıştıysam da başaramadım.
Sınıfımızın en güzel kızları arasında yer alan Filiz'e olan arkadaşlığımız pek eskiye dayanmamasına rağmen bize karşı olan sıcakkanlılığı ve müthiş dostluğundan dolayı iyi bir boyut kazanmıştır. Kendisine özgü esprileriyle hepimizi ağlatmayı başaran arkadaşımızın başarılarının devamını ve bize verdiği kopyaların başımızı yaktığını bilmesini isteriz.
İlk bakışta sessiz görünen (Dış görünüşe aldanma!) aslında bunun tam aksi çook konuşan ve çook gülmeyi seven (ha! ha! ha!) hoş (boş) bir arkadaşımdır. Sempatik tavırları ve şirin gülüşüyle ilgi çekmeyi başarmıştır. Üç sene boyunca ben ve diğer 2 Filiz'le oldukça güzel bir arkadaşlık kurduğumuza inanıyorum. Bunun nedeni ise Filiz'in oldukça sıcakkanlı ve sevecen oluşundadır (Bu kadar yalan yeter!). İleride doktor olmak isteyen arkadaşımız kobay olarak ben ve diğer Filiz'i seçerek sinir katsayılarımızı hat safhaya ulaştırmıştır. Arkadaşıma çalışmalarında (bizi dahil etmediği sürece) başarılar dilerim.
